Seçimlerimiz

Hayatımız boyunca bir sürü seçimler yapıyoruz. İster seçenekler arasından birini seçerek olsun, ister yapılabilecek bir şeyler varken yapmayarak, erteleyerek olsun. Yaşamaya, karar vermeye devam edebilmek, dış dünyaya kendimizi sunabilmek için, en iyisini seçtiğimizi, kendimize ve başkalarına inandırıyoruz. Bunu yaparken her daim övündüklerimizin başında kendi seçimlerimiz olduğuna inandığımız şeylerin dökümünü yapıyoruz karşımızdakine. Örneğin; bitirilen okullar, çalışılan yerler, alınan başarılar, hobiler, meziyetler vs. liste uzayıp gitmekte.


Ancak bu kadar emin olarak yaptığımızı sandığımız seçimleri; rastlantı unsurunu bir tarafa bırakırsak, hayat denilen ‘uyudun uyanmadın’ denilen şeyin bir özentisizlikler, vurdumduymazlıklar, saçmalıklar ve hatalar silsilesi olarak da görülebileceğini düşünebiliriz. Örneğin bizi biz yapan unsurları döken bu listenin yanında, hayatımız boyunca bile bile ya da bilmeden attığımız yanlış adımların, korku, güvensizlik, parasızlık yüzünden ertelenenlerin, doğru insana gösterilemeyen, yanlış insandan esirgenmeyen ilgi ve sevginin, boşa harcanan, heba edilen zamanların dökümünden oluşan bir ıskalanmışların dökümü olarak da söyleyebiliriz.

İnsan kendi hayatına objektif olarak bakmayı başardığında, hayatının esasen bir yanlış seçimler zincirinden oluştuğunu görecektir. Nefis yalnızca kendini affeder, unutur, unutturur. Asla ‘bitli yorganı’ kendi üzerine almaz. Bin kere yanlış yaptırır ancak yaptığınız tek doğruyu hatırlatır size. Aklın, düşüncenin hatta inancın bile çare olamadığı kendimizi gerçekleştirme noktasında, olmak istediğimiz ancak olamadığımız insanın gölgesi düşer yaşantımızın üzerine. Gece bizi rahat uyutanı bulana kadar aile, arkadaşlar, müzik, spor gibi unsurların vermiş olduğu mutluluktan güç alıyoruz ama maalesef asıl sorun, işte orda duruyor.

Çaresi nedir acaba? Olmak istediğimiz insanı olma yoluna giden alanda yanlış tercihlerimiz ya da kader ne kadar rol oynamakta. Niçin yazmak istedim bu yazıyı? Belki de hayatının sadece kendi doğru seçimleri sayesinde bulundukları noktada olduğunu düşünmekte olan insanlara küçük bir hatırlatma yapmak ya da kendini inşa etme çabasındaki arkadaşlara ne kadar ince eleyip sık dokusalar da hatadan kaçamayacaklarını fakat dönüp baktıklarında yalnızca iyi şeyleri anımsayacaklarını göstermek için.

İnsan bu kadar basit bir noktada bile; doğru ya da yanlış karar verememek zafiyetinden kaçamamakta…

Akın YILDIRIM
11/04/2008

(Resim kaynak: http://z.about.com/d/drawsketch/1/0/x/B/ernesto-thinking.jpg )